• info@cka.org.tr
  • +90 (322) 363 00 40
15 January 2023

KÜLTÜR VE TURİZM

Doğası, Tarihi, Kültürü ve Gastronomisiyle Başka Bir Şehir: ADANA

Binlerce yıllık mirası, Toroslar'dan Akdeniz'e uzanan doğası ve dünyaca ünlü mutfağıyla Adana başka.

Anadolu, Mezopotamya ve Doğu Akdeniz arasında stratejik bir geçiş noktasında yer alan Adana; binlerce yıllık tarihi, kültürel çeşitliliği, doğal güzellikleri ve kendine özgü yaşam kültürüyle Akdeniz'in en köklü şehirlerinden biridir.

Hititlerden Romalılara, Bizanslılardan Selçuklulara, Kilikya Ermeni Krallığı'ndan Memlüklere, Ramazanoğulları'ndan Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan kent, Türkmen ve Yörük kültürlerinin de katkısıyla zengin bir kültürel mirasa sahip olmuştur. 19. ve 20. yüzyıllarda Çukurova'da tarımın ve sanayinin hızla gelişmesi ise Adana'nın toplumsal ve kültürel yapısına yeni bir dinamizm kazandırmıştır.

Bugün Adana; antik kentleri, kaleleri, müzeleri, tarihî yapıları, doğal alanları, festivalleri ve mutfağıyla ziyaretçilerine çok yönlü bir şehir deneyimi sunmaktadır.


Binlerce Yıllık Tarihin İzinde

Adana'nın katmanlı tarihini kentin hemen her köşesinde görmek mümkündür. Roma döneminden bu yana Seyhan Nehri üzerinde ayakta duran ve dünyanın hâlâ kullanılan en eski köprülerinden biri olan Taşköprü, 1882'de tamamlanan Büyük Saat Kulesi, Anadolu'nun en eski kapalı çarşılarından Kazancılar Çarşısı, Ulu Cami Külliyesi ve Ramazanoğlu Konağı, tarihî kent dokusunun en önemli parçalarıdır. Haçlılar döneminde kilise olarak inşa edilip 1501'de camiye dönüştürülen Yağ Camii ile altı minaresiyle Türkiye'nin en büyük camilerinden biri olan Sabancı Merkez Camii de kentin inanç mirasını yansıtır.

Kentin tarihine ışık tutan eserler, eski Milli Mensucat fabrikasının dönüştürülmesiyle oluşturulan ve Türkiye'nin en büyük müze komplekslerinden biri olan Adana Müze Kompleksi'nde sergilenmektedir.

Kent merkezinin dışında ise Çukurova'nın binlerce yıllık geçmişi açık hava müzelerinde yaşamaya devam eder. 2014'ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Anavarza Antik Kenti, dünyanın ilk çift şeritli sütunlu caddelerinden biri ve zafer takıyla; Misis, Nuh'un Gemisi'ne binen hayvanları betimleyen mozaikleriyle; Magarsus ise Büyük İskender'in dua ettiği anlatılan Athena Tapınağı ile öne çıkar. Kilikya Ermeni Krallığı'nın başkenti Sis'in 44 kule ve burçlu kalesi olan Kozan Kalesi ve Ceyhan Nehri kıyısındaki Yılankale, Orta Çağ'ın en etkileyici izleri arasındadır.

Adana genelinde 465 sit alanı bulunmakta olup bunların 65'i büyük ölçekli sit alanlarıdır. Kozan ve Seyhan'daki kentsel sitlerden Misis, Magarsus ve Anavarza gibi arkeolojik alanlara; Akyatan, Ağyatan ve Yumurtalık lagünleri gibi doğal sitlere uzanan bu çeşitlilik, Adana'nın zengin kültürel ve doğal mirasını ortaya koymaktadır.


Adana'da Lezzet Bir Kültürdür

Adana'nın kültürel kimliğinin en güçlü unsurlarından biri mutfağıdır. 24 coğrafi işaretli ürüne sahip olan kentte, 2005'te tescillenen dünyaca ünlü Adana kebabının yanı sıra 2026'da Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili alan Adana şalgamı; bici bici, şırdan, analı kızlı, içli köfte, taş kadayıf ve kol böreği gibi yöresel lezzetler sofraların vazgeçilmezidir.

Adana'da gastronomi yalnızca yemeklerden ibaret değildir; çarşıları, kebapçıları, sokak lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri ve yeme-içme alışkanlıklarıyla gündelik yaşamın ve kent kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır.


Sanatın ve Festivallerin Şehri

Çukurova; Yaşar Kemal'in İnce Memed'i ve Orhan Kemal'in romanlarıyla Türk edebiyatına, Yılmaz Güney'in filmleriyle Türk sinemasına ilham vermiş bir topraktır. Bu güçlü sanat geleneği bugün yıl boyu süren festivallerle yaşamaya devam eder.

Her nisan portakal çiçeklerinin kokusuyla tüm şehre yayılan Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, 1969'dan bu yana düzenlenen ve Türkiye'nin en köklü sinema organizasyonlarından biri olan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, kentin mutfak kültürünü geniş kitlelerle buluşturan Adana Lezzet Festivali, Adana Tiyatro Festivali ve sanatın farklı dallarını kent yaşamıyla buluşturan Türkiye Kültür Yolu Festivali, Adana'nın kültür ve turizm hayatına önemli bir dinamizm kazandırmaktadır.


Toroslar'dan Akdeniz'e

Adana'nın turizm potansiyeli kent merkeziyle sınırlı değildir. Toros Dağları'ndan 160 kilometrelik Akdeniz kıyısına uzanan coğrafyası, ziyaretçilere birbirinden farklı doğa deneyimleri sunar.

Ramsar alanı olan ve Akdeniz'deki yeşil deniz kaplumbağalarının en önemli yuvalama alanlarından biri olan Akyatan Lagünü, Karataş ve Yumurtalık sahilleri, yaklaşık 200 metrelik kaya duvarları arasında yürüyüş imkânı sunan Kapıkaya Kanyonu, James Bond filmi Skyfall ile dünyaca tanınan Varda Köprüsü, Belemedik ve Toroslar'daki yaylalar; doğa turizmi, kuş gözlemciliği, trekking, kamp, fotoğrafçılık ve kıyı turizmi için eşsiz fırsatlar sunar.

Bu coğrafi çeşitlilik sayesinde Adana'da tarih, gastronomi, kültür, doğa ve deniz turizmini aynı destinasyonda bir arada deneyimlemek mümkündür.


Turizm ve Konaklama Altyapısı

2025 yılında Adana'da konaklayan turist sayısı 1.281.901'e ulaşmıştır. Konaklayan ziyaretçilerin %85'ini yerli, %15'ini yabancı turistler oluşturmuştur.

Adana, gelişmiş konaklama altyapısıyla turistik ziyaretlerin yanı sıra iş seyahatleri, kongreler, fuarlar ve büyük ölçekli organizasyonlar için de güçlü seçenekler sunmaktadır. Kent genelinde faaliyet gösteren 129 konaklama tesisinde toplam 11.466 yatak kapasitesi bulunmakta olup bu tesisler arasında 7 adet 5 yıldızlı ve 16 adet 4 yıldızlı otel yer almaktadır. Genel erişilebilirlikte Türkiye'de 4. sırada yer alan Adana'ya, Çukurova Uluslararası Havalimanı ile kara ve demiryolu bağlantıları sayesinde kolayca ulaşılabilmektedir.

Tarihin, doğanın ve gastronominin iç içe geçtiği Adana'yı keşfetmek; gezilecek yerlerden yöresel lezzetlere, kültür rotalarından etkinliklere kadar kenti daha yakından tanımak için Adana Başka gezi rehberini ziyaret edin: www.adanabaska.com